49E30F59-BA56-404D-82FE-43D0BEE8B87672 uçak ve yüzlerce topun ağzından kusan bombardımanla Efrîn’e “Zeytin Dalı Harekatı”nı başlatan Türk devleti, dev cüsseli askeri gövdesine istinaden ‘saatler içinde Efrîn kent merkezine’ gireceğini ilan etti, sıcağı sıcağına…

Ne de olsa mis gibi zeytinlik kokan bu kadim toprakları zamane topları ve jet uçaklarıyla dövmüş, HD ekranlardan kaldırdığı kara dumanları yedi düvelin temaşasına sunmuştu. Geriye botanik çağrışımlı bir isim eklendi mi “saatler içinde Efrîn’nin alınmasıyla” bu şık harekâtın estetik badanası da tamamlanmış olacaktı. Geriye Güzel Sanatlar’a yaraşır replikler ve alkışlar kalacaktı bir güzel…

“Zeytin Dalı Harekâtı ” deyince, zeytin diyarında zeytin yağı misali süzülebileceğinin hesabı yapıldı yapılmasına ama kimselerin ķöklerin direncini düşündüğü yoktu.

Oradaki en yaşlı zeytin’in bile bu topraklardaki varlığı veya ömrünün kendilerinden daha eski olduğunu dikkate alan olur mu(ydu)?

Onbin yılı aşkın uzak tarihten bugüne değin kendi topraklarını muhafaza etmeyi başarmış Kürtlerin salt otokton karakteri ve kültürü düşünüldüğünde dahi kendi topraklarından kopartılmalarının imkansızlığı kendiliğinden anlaşılır. Bunu Türk devleti bilmiyor, ama vakarlı zeytin ağaçları biliyor.

Kadim topraklarımızın en direngen ağacı olan zeytinimizin huzurunda tarih belliki yeniden yazılmaya hak kazandı. Bu harekât hem sınama ve hem de vesiledir, o kadar!

Elbette tarih yeniden ve yeniden yazılır bu topraklarda. Tarih için değiĺ, tarih içinde zamanı bükerek ve yoğurarak halkın yaşam hakkını korumak ve sonsuz kılmak adına…

Türk devletinin Efrîn’e saldırırken bu tarihsel gerçeği gözardı ettiği kesin. Ona göre Efrîn izole bir kent olduğundan tam techizat çelik yığınağıyla yüklendi mi “asıl sahiplerine” teslim edilecekti. Asıl sahipleri kim ya hu? Önce Suriye’nin altını üstüne getirerek insanları ķöklerinden sallayıp yerinden yurdundan söküp mültecileştir ve sonra da onbin yılı aşkın zamandır oranın sahibi olan halkın elinden Efrîn’i almaya yeltenerek burayı “asıl sahiplerine” teslim edeceğini ilan et. “Tam Türk filmi” dedikleri şey böyle birşey.

Tüm dağ taş, zeytinlikler ve üzerindeki gökyüzüne bir sor hele; onbin yılı aşkın zamandan beri kim yürümüş erd û arzında, kim ekip biçmiş, kim bakmış göğüne zeytin gözlü yar gibi. Kürdistan’ın asıl sahipleri ne zaman değişti ki? Şimdi ordunuzla ‘Azap Askeri’ olarak önünüze kattığınız ÖSO çetelerini asıl sahiplerimiz diye aklımızla alay edebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Henüz tarih bu kadar ahlaksızlaştı mı dersiniz!?

Biliyoruz ki halkın evrensel direnme hakkı ve hükmü olmazsa bize kiracı haklarını bile tanımazsınız. Sizin gibi alokton halkların bizim gibi otokton halkları yoketmek dışında ayakta kalamayacağını bildiğimiz içindir ki “zeytin dalı” dediğinizin gerçekte zakkum dalı olduğunu, “Efrîn’in asıl sahipleri” dediklerinizin de akıncılarınız ve ucbeyliğinizin toplama devşirmeleri olduğunun gayet bilincindeyiz.Bu kez kandırılmayacağız!…

Ve üstelik yenilemeyeceğiz de!…

Çünkü artık şairin dediği gibi ; “öyle bir ufka vardık ki artık, yalnız değiliz…” Kürtlere hücum ederek yoldaşımız ve müttefikimiz ABD’ye celallendiğinizin farkındayız. Buz gibi ihanetlerine alıştığımız Rusya’ya güvenerek ABD’nin taze müttefiki Kürtlere gözüne kestirdiğin Efrîn’de Türkiye’nin kudretini gösterecektiniz ibretle. Ama nasıl saplandığınızı dünya ibretle izliyor, işte…

Gel gelelim yarattığınız debdebe Kürtlerle ABD’nin müttefikliğini sonlandırmadığı gibi, bu zorlu süreçle baraber yeni bir merhaleye doğru evriliyor. Sadece Pentagon ile Dışişleri arasında usul ve kaideler konusundaki görüş farklılığı ve Tillerson’un sözcüsü Bayan H. Naurte kadar koltuğunu dolduramadığı bir dışpolitika kusurunun ertelediği fırtınanın hatırınadır bu cürretlik hali…

Yalan mı?…

M. Mamaş 30. 01. 2018