6412B831-6369-46C8-B623-89E6D96DE62D

Erkan POLAT

Kendi kürt sorununu çözememiş türkiyenin suriye kürtlerine dayattığı silahlı çözümü, aslında avrupa ve natonun bir beka sorununa dönüştüğünü hissediliyor. Çünkü Erdoğan devletinin kürt sorununa bakışı ve ortadoğu politikaları, istenilen yeni bir ortadoğu politikaları ve öngörülerinin önündeki en büyük engel olarak görülmeye, başlandı.

Bundan beş yıl önce başlanmış olan çözüm sürecininden u dönüşü, ki bunun sebepleri ve nedenleri hakkında sis perdesi hala kalkmamış durumda, geldiği sonuç bugün yaşanan durumun önünü açmıştır.

Doksan yıllık cumhuriyetin kürt sorununa yönelik her adımı bir beka sorunuyla tekrar başa dönmüş olmasının en büyük nedeni, ağırlıklı kürt nüfusun kendi coğrafyasında olmasından kaynaklıdır.

T.C. devleti geleneği gelecek öngörülerinde ülkenin geleceğini kendi ırkçı ve şöven devlet anlayışında sürdürme inadı yani tekçi zihniyetini devletin temel bekası olarak görmektedir. Başta kürtler olmak üzere ülkenin tüm renklerini bir teferuattan ibaret olduğu anlayışı onların hala eski yöntemlerle yönetilebilirliliği konusunda sömürgeci inadı devam etmektedir.

Afrin bahanesi, sınırları dışında var olan özgürlükçü dönüşümleri devletin temelini sarsan zararlı girişimler olarak görmesinin ve saldırgan bir tutum almasının sebebi tümden o vazgeçilmezi olan kürt sorununa bakışıdır. Evet bu bir beka sorunudur ama yalnızca var olan devletin beka sorunudur. Yoksa ne yozgatlının nede afyonunlunun toprak sorunudur. Zaten böyle bir sorunuda gündelik yaşamamaktadır. Askere gönderdikleri çocuklarının tabutlarla geri dönmesi dışında. Halkın temel deprasyonu bu yöndedir ve devlet bunu nefret politikalarına dönüştürmesinide bugüne kadar iyi becermiştir. Osmanlıdan aldıkları bu gelenek bence en başarılı oldukları yanıdır türkiye devletinin.

Avrupa başta olmak üzere küresel kapitalizm ve hatta Nato, birzamanlar cetvelle çizlimiş olan devlet sınırlarını etnolojik etkenleri göz önüne alan coğrafik bakış açısını 21. yüz yıl devletlerinde bir zorunluluk olarak görüyor. Kısacası kıta avrupa ve bölge coğrafyasının yapmak istediği ulus devletler noktasında çizilecek sınırların kürtsüz olamayacağıdır. Türkiye ile avrupa ve Nato’nun beka sorunu burada çatışmaktadır.

Mesele halkın, dönüşmesi gereken devletin yıkılacağını sanmasıdır. Aslında yıkıIan bir takım şeyler olacak ama bu devleti yöneten zihniyetin kendisiyle birlikte yıkılma olasılığıdır. Yani kısacası, afyonlu köylünün toprağını kaybetmesi değil, Erdoğanın ve o zihniyetlerin beka sorunudur. Sizce küresel kapitalizm Erdoğan devletini ne kadar daha sırtında taşır.  Bunu afrin’deki gelişmelerden göreceğiz. Evet, afrin hem natonun hemde Erdoğanın beka sorununa dönüşmüştür.

Sizce kim kaybeder !! bence en sonunda kaybedeni belli bir çıkmaza zaten girilmiştir. Onlar yalnızca uzatmaları oynuyorlar. Çünkü ulusal sorunlar, kapitalizmin çözmesi gereken kendi sorunlardır. Yöntemine onlar karar veriyor. Burada sosyalist ve solu suçlayanlar gerçekleri saptırmış olurlar. Sosyalistlerin tümünden farkı zaten çözülmesi gereken bu sorunun halkların kardeşliği çerçevesinde halledilmesidir. Yoksa sosyalistlerin ulusal sorun diye bir sorunu zaten olamaz. Kısaca sorun kapitalizmin iç kanlı beka sorunudur. Biz sosyalistlerin amacı bunu barış ve kardeşlik içinde, iç savaşa neden olmadan çözüme kavuşturmasıdır.

 

Erkan POLAT – Teletex News24