Suriye’de rejim yanlısı güçlere düzenlenen koalisyon harekâtıyla ilgili ABD ile Rusya arasındaki gerginlik devam ediyor. Türkiye’nin uluslararası hukuka aykırı Efrîn saldırısına sessiz kalan Moskova, koalisyon operasyonunu “suç” olarak nitelendirirken Washington ise olayı “meşru müdafaa” olarak tanımladı ve Kürt güçlere yönelik saldırıyı püskürtmek amacıyla düzenlendiğini bildirdi.

 

F87A1983-8777-4250-87B0-D77156A5352C

Teletex News24 – New York’ta bir basın toplantısında açıklama yapan Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vasili Nebenziya, Deyr ez Zor’da Suriye rejimine bağlı milislere yönelik düzenlenen ve 100’den fazla kişinin öldüğü saldırıyı “suç” olarak nitelendirdi. Nebenziya, operasyonu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kapalı oturumunda protesto ettiğini belirterek, “Hangi sebeple gerekçelendiriliyor olursa olsun kabul edilemez. ABD’ye Suriye’de yasadışı olarak bulunduklarını hatırlatıyorum” diye konuştu.

“Onlar oraya davet edilmediler” diyen Rus diplomat, “Sürekli uluslararası terörizmle mücadele ettiklerini söylüyorlar ama bundan daha ötesine geçildiğini görüyoruz. Suriye’de gerçekten sahada uluslararası terörizmle mücadele edenlerin üstüne gitmek suçtur” ifadelerini kullandı.

Mattis: Hava Operasyonu Kürt Güçlere Yönelik Saldırıyı Püskürtmek İçin Düzenlendi

Diğer yandan Uluslararası koalisyon Çarşamba günü Deyr ez Zor’da müttefik Suriye Demokratik Güçleri ve ABD’li askeri danışmanlara yönelik milis saldırısının hava operasyonuyla püskürtüldüğünü, operasyonda 100’ü aşkın milisin öldürüldüğünü açıklamıştı. ABD Savunma Bakanı Jim Mattis hava operasyonunun “meşru müdafaa” olduğunu belirterek “Suriye’deki iç savaşa dahil olmuyoruz” dedi.

Mattis saldırının hangi koşullarda gerçekleştiğine dair ayrıntılar paylaşırken koalisyonun hava operasyonunu Kürt güçlere yönelik saldırıyı püskürtmek için düzenlediğini söyledi.

“Bir sebeple, rejim yanlısı güçler -ve tekrar söylüyorum, bunu neden yaptıklarına herhangi bir açıklama getiremiyorum- SDG mevzilerine doğru ilerledi” diyen Mattis Amerikan özel kuvvetlerinin de sahada olduğunu söyledi. Esad yanlısı güçlerin “top ateşine başladığını” ve tanklarla ilerlediğini belirten Mattis, “Kendimizi savunma çabamız sonucunda topçu unsurları vuruldu, iki tankları vuruldu, kayıplar verdiler” diye konuştu.

ABD Savunma Bakanı Mattis vurulan birlikle ilgili olarak da “Rejim yanlısı güçler olduklarını biliyoruz. Ama İranlı, Esad, Ruslar, paralı asker… Bunu söyleyemem” dedi.

Ajanslarda yer alan bilgilere göre, çatışma ABD ve Rusya’nın Fırat Nehri boyunca kurdukları “çatışmasızlık bölgesinin” 10 kilometre doğusunda gerçekleşti. Mattis, “Bu meşru müdafaaydı. Daha geniş bir kapsamda dahil olmuş olsaydık, o zaman bizim tarafımızdan bir girişim söz konusu olurdu. Gerçek şu ki sonrasında çatışmasızlık bölgesinin diğer tarafına geçmedik” sözlerini de ekledi. Olay sonrası çatışmanın tırmanmaması için derhal Rus tarafıyla iletişim kurulduğunu söyleyen Mattis “Ruslar o sırada bize orada güçleri olmadığını söylüyordu” dedi.

‘Çatışmasızlık Bölgeleri catismali bolgeye Dönüştü”

Daha önce Astana’da çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib ve doğu Guta’da da Suriye ve Rus jetlerinin hava saldırılarında en az 70 sivilin öldüğü bildirilmişti. Birleşmiş Milletler çatışmasızlık bölgelerinin saçmalığa dönüştüğü uyarısında bulunmuş, BM’ye bağlı Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Paulo Pinheiro da hava saldırılarında üç kliniğin isabet aldığı yönündeki haberleri hatırlatarak “Gelen haberler, sivilleri bu tür bombardımanlardan koruma niyetiyle oluşturulan çatışmasızlık bölgelerini saçma hale getiriyor” demişti.

Alman Dış İşleri Bakanlığı da Rusya’yı Suriye hükümetinin destekçisi olarak sivil halka yönelik saldırıların durdurulması yönünde ikna etmesini istemişti.