HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘örgüt yöneticiliği’ suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davada, 460 gün sonra savunmasını yapıyor.

 

demirtas-isvicre

Teletex News24 – HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘örgüt yöneticiliği’ suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davada, 460 gün sonra savunmasını yapıyor.

Savunmasında, “Bizler Türkiye’nin yurttaşlarıyız. Kendimizi özgür eşit yurttaş hissetmesek de, biz bu vatanın evlatlarıyız. Bu toprakların evlatlarıyız. Türkiye’nin parçasıyız” diyen Demirtaş, dokunulmazlıkların, milletvekillerinin ‘kürsü dokunulmazlığı ve sorumsuzluk’ haklarının hiçe sayılarak siyasi saiklerle kaldırıldığını bu nedenle mahkemenin durma ve düşme kararı vermesini talep etti. Mahkeme heyeti ise Demirtaş’ın tüm taleplerini reddetti.

Demirtaş, savunmasında ayrıca, 2010 referandumuna değinerek, “Öcalan’ın el yazısıyla bir bakan aracılığıyla İmralı’dan yazı getirdiler. Referandumda ‘evet’ oyu vermemiz için yapıldı bu. İnkar edilirse burada tanık dinletiriz.” dedi ve 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘İmralı üzerinden adaylığının geri çektirilmeye çalışıldığını’ söyledi.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘örgüt yöneticiliği’ suçlamasıyla yargılandığı ana davanın ikinci duruşmasında, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Sincan Cezaevi Yerleşkesindeki salonunda görülen duruşma öncesi polis çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı. Duruşmaya HDP’nin yeni eş genel Başkanları Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın yanı sıra 30’a yakın milletvekili ve parti yöneticileri katıldı. Duruşmayı izlemek için gelen Alman Büyükelçisi Martin Erdmann ve bazı yabancı heyetler, gerekli izinleri almadıkları için duruşmaya alınmadı. Sarı basın kartı bulunmayan yerli ve yabancı basın mensupları da duruşmaya alınmadı. Demirtaş’ı savunmak üzere yüze yakın avukat da duruşma salonundaki yerini aldı.

DURUŞMA USÜL TARTIŞMASIYLA BAŞLADI

Mahkeme Başkanı Murat İlhan, taraflar salondaki yerini aldıktan sonra iddianamenin özetinin okunacağını söyledi. Bunun üzerine Demirtaş, “Sayın başkan iddianame okunmadan önce iddianamenin okunamayacağına dair Anayasanın 83/1 ve 2. maddesi uyarınca itirazlar ve taleplerimiz var” diye araya girdi. Kimlik tespitinin ardından söz alan Demirtaş,

İddianamenin Anayasaya aykırı bir şekilde siyasi saiklerle hazırlanan bir iddianame olduğunu, yargılamanın siyasi faaliyetlerden ve parlamentoda yaptığı konuşmaları içerdiğini belirtti. Mutlak dokunulmazlık denen kavramın bir vekilin değil halkın, parlamentonun iradesini temsil ettiğini söyleyen Demirtaş, dokunulmazlıkların kaldırılmasının siyasi olduğunu verdiği örneklerle anlattı.

MAHKEME BAŞKANI İLE DEMİRTAŞ ARASINDA TARTIŞMA

Demirtaş’ın usul yönünden itirazlarını belirtmesini isteyen Mahkeme Başkanı, “Selahattin Demirtaş usule itiraz için söz aldın. Usulü ilgili itirazların var ise alalım yoksa karara bağlayalım” dedi.

Demirtaş ise, “Dokunulmazlıklar bu kadar önemli bir konu. Bunu dinlemeyecekseniz burada keselim. Hiç bir şekilde savunma yapmam” ifadelerini kullandı. Bu sözler üzerine Mahkeme başkanı, “Bakın bizi onunla tehdit etmeyin” dedi. Demirtaş ise, “Tehdit etmiyorum. Savunmamın en önemli kısmıdır. Bunları anlatamayacaksam hiç bir şey anlatamam. Dokunulmazlığımızı kaldırtan siyasi iktidarsa bunun geçmiş alt yapısını anlatmak zorundayım” dedi. Başkanın “Devam edin” sözlerine Demirtaş, “Devam edeceğim tabi” diye karşılık verdi. Yaşanan tartışmanın ardından Demirtaş dokunulmazlığın kaldırılması sürecini anlatmaya devam etti.

‘DEMİRTAŞ UZAYLI DİYE YAZSALAR UZAYLI OLDUĞUMA İNANILIRDI’

Dokunulmazlık kaldırılmadan önce Cumhurbaşkanının kendileri ile ilgili sözleri sonrası atılan gazete manşetlerini okuyan Demirtaş, “Bu manşetlerde ‘Demirtaş uzaylıdır’ diye yazsalardı uzaylı olduğuma inanılırdı. Terörist olduğumuz söylendi ve böyle bir algı yaratıldı, insanlar buna inandı. Bir el çabukluğuyla, medya manipülasyonu ile ‘bunlar terörist’ denildi ve derhal dokunulmazlıkların kaldırılması istendi”